On markası kime ait ?

Yildiz

New member
On markası kime ait? Kendi deneyimlerimden yola çıkarak bir marka incelemesi

Bir tüketici olarak markaların arkasındaki gerçek hikâyeleri merak edenlerdenim. Açıkçası bir ürün alırken sadece ambalajına, reklamına ya da sosyal medyadaki görünürlüğüne bakmamaya çalışıyorum. Bir markanın kim tarafından kurulduğu, hangi şirkete ait olduğu, üretim süreçlerinin nasıl ilerlediği ve tüketiciyle kurduğu ilişkinin ne kadar şeffaf olduğu benim için önemli. “On markası kime ait?” sorusuyla ilk karşılaştığımda da aslında basit bir sahiplik bilgisinden çok daha fazlasını araştırma ihtiyacı hissettim. Çünkü günümüzde birçok marka küresel pazarda büyüyor, farklı ülkelerde üretim yapıyor ve tüketici bazen ürünün arkasındaki şirket yapısını kolayca anlayamıyor.

Yaptığım araştırmalarda gördüğüm kadarıyla “On” adı farklı sektörlerde kullanılan bir marka olduğu için öncelikle hangi On markasından bahsedildiğini netleştirmek gerekiyor. Ancak dünya genelinde en çok bilinen “On” markası, spor ayakkabı ve performans giyim alanında faaliyet gösteren İsviçre merkezli On Holding AG tarafından yönetilen markadır. Bu yazıda ağırlıklı olarak bu spor markasının sahiplik yapısını, yükselişini ve tüketici açısından tartışmalı noktalarını ele alacağım.

On markasının kuruluşu ve arkasındaki isimler

On markası 2010 yılında İsviçre’de kuruldu. Markanın kurucuları arasında eski profesyonel sporcu Olivier Bernhard ile David Allemann ve Caspar Coppetti bulunuyor. Markanın ortaya çıkış hikâyesi özellikle koşu deneyimini değiştirme iddiası üzerine kuruluydu. Olivier Bernhard’ın sporculuk geçmişi ve koşu sırasında yaşadığı ihtiyaçlar, markanın temel teknolojilerinden biri olan “CloudTec” taban sisteminin geliştirilmesinde etkili oldu.

Markanın büyüme stratejisi klasik spor markalarından biraz farklı ilerledi. Başlangıçta profesyonel koşuculara ve performans odaklı kullanıcılara hitap eden On, zaman içinde tasarım, teknoloji ve yaşam tarzı unsurlarını birleştirerek daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bir markanın başarılı olması sadece iyi ürün geliştirmesine bağlı değildir. Pazarlama, marka hikâyesi oluşturma, tüketici güveni ve küresel dağıtım ağı da büyük rol oynar. On markasının yükselişi bu unsurların birlikte kullanıldığı bir örnek olarak değerlendirilebilir.

On markası kimin? Sahiplik yapısı nasıl?

On markası bugün On Holding AG çatısı altında faaliyet gösteriyor. Şirket İsviçre merkezlidir ve 2021 yılında halka arz edilerek New York Borsası’nda işlem görmeye başlamıştır. Halka arz sonrasında şirketin sahiplik yapısı yalnızca kuruculara ait küçük bir girişim modeli olmaktan çıkmış, kurumsal yatırımcıların da dahil olduğu halka açık bir yapıya dönüşmüştür.

Bu durum tüketici açısından iki farklı şekilde yorumlanabilir.

Olumlu açıdan bakıldığında halka açık şirket yapısı, finansal raporlama ve kurumsal denetim süreçlerini artırabilir. Yatırımcıların ve kamuoyunun şirket performansını takip edebilmesi daha fazla şeffaflık sağlayabilir.

Diğer taraftan eleştirel açıdan bakıldığında, büyük yatırımcıların dahil olduğu şirketlerde büyüme hedefleri bazen markanın ilk kuruluş felsefesiyle çatışabilir. Bir spor markası başlangıçta sporcu ihtiyaçlarına odaklanırken zaman içinde daha yüksek satış rakamları, pazar payı ve kârlılık baskısıyla karşılaşabilir.

Burada şu soruyu sormak gerekiyor: Bir marka büyüdükçe özgünlüğünü ne kadar koruyabilir?

Üretim, kalite ve sürdürülebilirlik tartışmaları

On markası İsviçre kökenli olsa da üretimin tamamı İsviçre’de gerçekleşmez. Küresel spor giyim sektöründe yaygın olduğu gibi üretim farklı ülkelerdeki tedarik zincirleri üzerinden yürütülmektedir. Bu durum tek başına olumsuz bir gösterge değildir; çünkü Nike, Adidas ve birçok büyük spor markası da benzer küresel üretim modellerini kullanmaktadır.

Ancak günümüz tüketicisi artık sadece ürün kalitesine değil, üretim koşullarına da önem veriyor. Çalışan hakları, çevresel etkiler, kullanılan malzemeler ve karbon ayak izi gibi konular markaların güvenilirliğini doğrudan etkiliyor.

On markası sürdürülebilirlik konusunda çeşitli çalışmalar açıkladı. Örneğin geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve daha çevreci üretim hedefleri üzerinde duruyor. Fakat burada tüketicinin dikkatli olması gereken nokta şu: Bir şirketin sürdürülebilirlik iddiaları yalnızca reklam söylemleriyle değil, bağımsız denetimler ve ölçülebilir verilerle değerlendirilmelidir.

Markalar “çevreci” kelimesini pazarlama aracı olarak kullanabilir. Bu nedenle tüketici olarak şu soruyu sormak gerekir: Gerçek bir dönüşüm mü var, yoksa sadece daha olumlu bir marka algısı oluşturma çabası mı?

Kadın ve erkek tüketicilerin marka algısındaki farklı yaklaşımlar

Tüketici davranışlarını incelerken kadınların ve erkeklerin tamamen farklı düşündüğünü söylemek doğru olmaz. Her bireyin satın alma motivasyonu eğitim, yaşam tarzı, ekonomik durum ve kişisel deneyimlere göre değişir. Ancak bazı araştırmalarda genel eğilimler incelendiğinde farklı öncelikler görülebilir.

Bazı erkek tüketiciler spor ayakkabı seçiminde performans özellikleri, dayanıklılık, teknik detaylar ve uzun vadeli kullanım gibi daha stratejik ve çözüm odaklı kriterlere ağırlık verebilir. Örneğin bir koşucu için taban teknolojisi, ağırlık, destek seviyesi ve performans ölçümleri önemli olabilir.

Bazı kadın tüketiciler ise ürünün rahatlığı yanında markanın değerleriyle kurduğu ilişkiye, kullanım deneyimine, tasarımına ve sosyal etkisine daha fazla önem verebilir. Bir ürünün günlük yaşamla nasıl bütünleştiği, markanın iletişim dili ve kullanıcı deneyimi satın alma kararında etkili olabilir.

Fakat bu noktada kalıplaştırmadan kaçınmak gerekir. Performans odaklı kadın sporcular olduğu gibi estetik ve marka hikâyesine önem veren erkek tüketiciler de vardır. Asıl önemli olan tüketicinin kendine uygun değeri bulmasıdır.

On markasının güçlü yönleri ve eleştirilen tarafları

On markasının en güçlü taraflarından biri, kendisini klasik spor ayakkabı üreticisinden farklılaştırmayı başarmasıdır. CloudTec teknolojisi, özgün tasarım dili ve premium marka algısı şirketin dikkat çekmesini sağlamıştır.

Ayrıca küçük bir İsviçre girişiminden küresel ölçekte bilinen bir spor markasına dönüşmesi, marka yönetimi açısından dikkat çekici bir başarıdır.

Bununla birlikte eleştirilen noktalar da bulunmaktadır. Öncelikle fiyat seviyesinin birçok tüketici için yüksek olması önemli bir tartışma konusudur. Bazı kullanıcılar ürünlerin fiyatını teknoloji ve kaliteyle açıklarken, bazıları aynı performans seviyesinin daha uygun fiyatlı alternatiflerde bulunabileceğini savunmaktadır.

Bir diğer eleştiri konusu ise markanın zaman içinde “performans markası” kimliğinden daha fazla “premium yaşam tarzı markası” kimliğine yaklaşmasıdır. Bu durum bazı sadık spor kullanıcıları tarafından olumlu karşılanırken, bazıları tarafından ticari büyümenin marka ruhunu değiştirdiği şeklinde yorumlanmaktadır.

Sonuç olarak On markası hakkında düşünülmesi gerekenler

On markası, İsviçre’de doğan ve bugün küresel pazarda faaliyet gösteren On Holding AG’ye ait bir spor markasıdır. Kurucularının spor geçmişi, teknoloji odaklı yaklaşımı ve güçlü marka stratejisi sayesinde kısa sürede önemli bir konuma ulaşmıştır.

Ancak her büyüyen marka gibi On da bazı sorularla karşı karşıyadır. Kalite ve yenilik iddiası uzun vadede nasıl korunacak? Küresel büyüme marka değerlerini değiştirecek mi? Sürdürülebilirlik hedefleri ne ölçüde gerçek sonuçlara dönüşecek?

Bence tüketiciler için en doğru yaklaşım, bir markayı sadece popüler olduğu için desteklemek veya sadece eleştirmek yerine bütün yönleriyle değerlendirmektir. Bir ürünün arkasındaki şirket yapısını, üretim süreçlerini, fiyat-performans dengesini ve kendi ihtiyaçlarımızı birlikte düşünmek daha sağlıklı karar vermemizi sağlar.

Sonuçta bir markanın gerçek değeri sadece satış rakamlarıyla değil, tüketicilerin zaman içinde oluşturduğu güvenle ölçülür. On markasının gelecekte bu güveni nasıl koruyacağı ise izlenmeye değer bir konu olmaya devam edecek.
 
Üst