Ön kabuller ne demek ?

Huri

Global Mod
Global Mod
Ön Kabuller: Her Şeyi Önceden Bilmek mi, Yoksa Zihnimizi Hapsetmek mi?

Selam forum arkadaşları! Bugün biraz kafaları karıştırmaya, ama aynı zamanda güldürmeye geldim. Herkesin hayatında bir şekilde karşılaştığı ama üzerinde pek durmadığı bir şey var: Ön kabuller! Ne demek bu ön kabuller? Daha doğrusu, her konuda önceden fikrimiz olduğunu nasıl düşünüyoruz? Ve ne zaman fark ediyoruz ki bu “önceden kesin olarak bildiklerimiz” aslında belki de sadece ne kadar yanıldığımıza dair hoş bir hatırlatmadır?

Hadi gelin, bu "bilmişlik" halinin ne kadar eğlenceli (ve bazen tehlikeli) olabileceğini keşfedelim! Kendi deneyimlerimden yola çıkarak, erkeklerin ve kadınların bakış açılarıyla konuya nasıl yaklaşabileceğimizi de ele alalım. Unutmayın, ön kabuller bir tür "zekâ" değildir; aslında bu, bazen kendimizi ve dünyayı yanlış anlama fırsatıdır.

Ön Kabuller: Beynimizin Kısa Yolları mı, Yoksa Kapanlar mı?

Ön kabuller, kısacası, bir şey hakkında daha önce duyduğumuz, gördüğümüz veya deneyimlediğimiz şeylere dayanarak yaptığımız varsayımlar ya da çıkarımlardır. Yani, bir durumu ya da insanı değerlendirmeden önce, sanki önceden her şeyin ne olacağını biliyormuşuz gibi hareket etmek. Hangi durumda karşımıza çıkar bu? Mesela, ilk defa bir yerdeki yemekleri gördünüz ve "Aa, bu kesin kötü olur" dediniz. Oysa denemediğiniz bir şey hakkında hüküm vermek, en azından yanlış bir adım atmak demek!

Beynimiz, genellikle yeni bilgiler yerine, eski alışkanlıkları, bildik yolları kullanmayı tercih eder. Çünkü bu, daha az enerji harcamasına neden olur. Ama işte tam burada, genellikle yanlış sonuçlara varabiliriz. Yani, evet, o yemeği denemek belki de iyi bir fikirdi, ama biz zaten "ne de olsa o yerin yemekleri kötü" diye düşünmüş olduk.

Ön kabuller, bize hızlı çözümler sunabilir, ama bazen en iyi çözümler de göz ardı edebileceğimiz alternatiflerden gelir. Ve işte burada, erkeklerin ve kadınların farklı bakış açıları devreye giriyor.

Erkekler ve Ön Kabuller: "Sorunu Çözmek" mi, "Bunu Bildiğimi Düşünmek" mi?

Bildiğiniz gibi, erkekler genellikle pratik ve çözüm odaklıdır (ama her zaman değil, elbette!). Bir sorunla karşılaştıklarında, onu hızlıca çözmek isterler. İşte bu noktada, bazen yaptıkları "ön kabuller", çözüm yollarını daraltabilir. Mesela, bir erkek, yeni bir teknolojiye bakarken hemen "Bu kesinlikle çok karmaşık, ben bunu yapamam" diye düşünüp, çözüm aramadan vazgeçebilir. Oysa, belki de biraz denese, işin içinde daha az karmaşık bir çözüm olduğunu görebilir.

Ön kabuller, erkeklerin bazen sorunu hızlıca çözme isteğinden kaynaklanır. Hemen çözüm bulmak için, genellikle ilk anda gördükleri çözümün doğru olduğuna inanırlar. Bu, sorunu çözmek yerine, aslında daha derin bir sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir.

Örneğin, bir erkek arkadaşım, motorunu tamir ederken, hemen "Bu parça kesin bozulmuş, değiştirmemiz gerek" demişti. Ama ben onun yerine biraz daha dikkatlice inceledim ve meğerse, sadece bir vida gevşemişti. Tabii, bu tür durumlarda, kadınların daha dikkatli olmasının da etkisi büyük oluyor. Erkekler bazen "hemen çözüm" diyerek, çözümün derinliğine inmeden bir adım atabiliyorlar.

Kadınlar ve Ön Kabuller: "Bağlantıyı Anlamak" mı, "Varsayımlarla Yola Çıkmak" mı?

Kadınlar, toplumsal bağlar, duygusal bağlar ve ilişki odaklı yaklaşımlarla tanınır. Ancak, kadınların "ön kabuller" konusunda nasıl davrandıklarına baktığımızda, bu bazen toplumsal rollerle şekillenebilir. Kadınlar, bazen durumları ya da insanları, daha önce yaşadıkları deneyimlere dayalı olarak değerlendirirler. Yani, bir kadının, belirli bir insanın tutumlarını "bunu daha önce gördüm" diyerek hızlıca yargılaması, ön kabullerinin etkisiyle olabilir.

Örneğin, bir kadın, bir iş toplantısına katılacakken, daha önce benzer bir durumda yaşadığı olumsuz deneyimden dolayı "Bunu da yine ben halletmeliyim, kimse bana yardımcı olmaz" diye düşünüp, başkalarına yardımcı olmadan yükü kendisi alabilir. Ancak bazen, bu varsayımlar yalnızca bir durumu olumsuz şekilde çerçeveleyebilir ve aslında daha olumlu bir çözümün önünü tıkayabilir.

Bazen de kadınlar, ilişki ve bağ kurma konusunda daha empatik olurlar. Ancak burada da dikkat edilmesi gereken nokta, çok fazla empati yaparken, kişinin davranışlarının tamamen farklı bir şekilde anlaşılabilmesidir. Bir kadının, karşısındaki kişinin hareketlerine dayanarak "Bu kişi kesinlikle güvenilmez" demesi, bazen gerçekleri göz ardı etmesine neden olabilir.

Ön Kabuller: Hayatımızı Kolaylaştırmak mı, Yoksa Sınırlamak mı?

Ön kabuller, bize gerçekten zaman kazandırabilir. Bu, bir bakıma, her yeni durumu analiz etmeden önce bir temel bilgiye sahip olmamıza yardımcı olur. Ancak bu, aynı zamanda, zihinsel bir kapan oluşturabilir. Örneğin, "Bu işi ben kesin yapamam, çünkü hiç deneyimim yok" demek, aslında o işi denemek için bir adım atmamızı engeller. Oysa, bazen ön kabullerimizi aşarak, o işi yapabilmek için gerekli cesareti bulabiliriz.

Ön kabuller, toplumsal yapılar ve aile içindeki rollerle de şekillenir. Kadınlar ve erkekler, toplumsal olarak belirli kalıplara göre bu ön kabullerle yüzleşebilirler. Ancak, her iki cinsiyetin de bazen çok yanlış bir şekilde yapabileceği bu önyargılar, aslında daha zengin bir çözüm yelpazesi yaratmanın önünde bir engel olabilir.

Sonuç: Ön Kabullerle Yüzleşmek ve Kendini Aşmak

Ön kabuller, hayatımızı kolaylaştırmaya çalışan ama bazen en büyük engellerden biri olabilen zihinsel kapanlardır. Herkesin, hem erkeklerin hem de kadınların, ön kabullerle yüzleşmesi ve bunları aşması gerekir. Bir durumu ya da insanı anlama şeklimizi değiştirmek, sadece daha derinlemesine bir bakış açısı değil, aynı zamanda daha sağlıklı ilişkiler kurmamızı da sağlar.

Peki, sizce ön kabullerle nasıl başa çıkılabilir? Kendimizi ne zaman durdurmalı ve daha fazla düşünmeliyiz? Hayatımızda ne tür “ön kabuller” ile karşılaşıyoruz?

Yorumlarınızı paylaşmanızı sabırsızlıkla bekliyorum!